Suluboya-Tuz Tekniği ve Bir Annenin Serzenişi

Bakmayın başlıkta teknik diye yazdığıma. Tamamen her şeyi bilen Google hazretlerinin arama sonuçlarından çıkan sonuç . Yoksa biz teknik meknik pek anlamadık bu çalışmayı yaparken. Ama çocuklar pek bi eğlenmiş olacaklar ki akşam gene “Sana süprriz bir çalışma yapacağız” deyip kendilerince karıştırdılar, boyadılar rengarenk bir şeyler yaptılar. Zaten ne yaparlarsa süpriz niyetine yapıyorlar, gözümün önünde! Herhalde anneleri için  bir şeyler yapmak süpriz kadar heyecanlı bir şey!

Şimdi ben bir şey anlamadık dediysem de böyle bir boyama tekniği olmadığı anlamına gelmiyor. Elbetteki var. Sulu boya kağıda tatbik edildikten sonra üzerine tuz serpilerrek güzel bir doku oluşturulur. Ayrıntılar için buraya bakabilirsiniz. Biz tuval üzerine ilk önce tamamen gelişigüzel bir şekilde yapıştırıcı ile desenler yapıp kuruması için bir gece beklettik. Sonra istenilen renklerde suluboyalarlarla boyayıp üzerine tuz serptik. 

DSCN1743DSCN1744DSCN1746DSCN1747DSCN1755

Ben bir şey anlamadım bu resimden diyenlere küçük bir hatırlatma niyetine söylüyorum. Yaptığımız çalışma biri 3 yaşında biri 6 yaşında iki faaliyet delisi çocuğun elinden çıkmış bir ekip çalışmasıdır. Tamamen “İçimde öyle geldi, böyle yaptım” ifadesinin bir örneği. En azından okulların başlamasıyla, doğduğundan beri süper ötesi bilgisayar çizimi resimleri boyamaktan bıkmış çocuklar için bir derin bir nefes alış oldu bence.  Ziyadesiyle annelerine de yaradı. Çünkü  bu anne yani bendeniz bu süper çizilmiş resimleri boyamanın çocuğa ne fayda sağladığını anlayamıyor. Yaratıcılığın bu hazır resimlerin neresinde olduğunu idrak edemiyor ve özgünlüğü, hayal gücünü, 30 çocuğun boyadıkları aynı elbisesinin farklı renklerinde bulmaya çalışıyor. Bu tür boyamlarda güzel resim yapmış olmanın tek kriteri çizgilerin dışına çıkmadan ve hiç beyaz yer kalmayacak şekilde boyamak olduğunu bilmesine rağmen ve sevmemesine rağmen, çocuğunun boyamaktan sıkıldığını göre göre gene çocuğuna hatırlatmak zorunda olduğu için kendisiye çelişmenin huzursuzluğunu yaşıyor.

Keşke ellerinde sadece boş beyaz bir sayfa olsa. Hepsi gönüllerince bir şeyler çizseler, karalasalar, boyasalar. Benim kelebeğim benim arabam güzel olmuyor diye üzülmeseler. Bu benim hayalim, bu benim resmim diyebilme özgürlüğünü tatsalar. 30 kişilik sınıfta 30 farklı resim olsa, birbirilerinin resimlerine bakarak daha çok şey öğrenmezler mi? Amaç el kaslarını geliştirmekse,  bu usul amaca daha çok yakışmaz mı?   

Bunlar da ilginizi çekebilir:

 

Reklamlar

Suluboya-Tuz Tekniği ve Bir Annenin Serzenişi” üzerine 2 yorum

Bu yazıya yorum yapmak ister misiniz?

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s