Yeni Dönem- Dön bak haline!

Yazıma, şu anda okumakta olduğunuz satırları yazarak başlamak istemezdim. Uzun zamandır yazacak bir şeyler bulamıyorum vs. gibisinden satırlar genelde yazılara başlamak için bir lokomotif gibidir ama okuyucu için de bir o kadar can sıkıcıdır diye düşünüyorum. Ne yapalım ben de hiç sevmesem de bu şekilde başlamak istiyorum ki yazacak bir şeyler bulamam gerçek bir nedendir. Bu nedenin altında yatan kök nedenleri anlatmak uzun sürebilir. O nedenle bu yazımda bu konulara değinmek istemiyorum. Geçmişten söz edip geçmişe takılıp kalmak, bugünü yaşamanın, yarın için hayaller kurmanın önünde kocaman bir engel bence. Engellerin üzerinden atlamak gerekir.

Oysa benim yazacaklarım vardı. Belki birçok kişi benim yazdığım konulardan bahsedecektir ama herkesin anlatışı farklıdır, bakış açısı değişiktir. O yüzden ben yazmaya karar verdim, kendim için, çocuklarım için, merak eden anneler için, kendini yalnız hissedip bir çıkış yolu arayan ama nereden başlayacağını bilemeyen anneler için.

Bloğumun geneline bakacak olursak, erken çocukluk eğitimi konusunda olduğu görülür. Yani, anne sütünü bırakma, ek gıdaya geçiş, tuvalet alışkanlığı kazandırma vb. konular yok. Daha çok 3-6 yaş grubu eğitimi yer almaktaydı. Oysaki hayatımız sadece faaliyetlerden ibaret değildi. Çocuklarım büyüyor ve birer birey olma yolunda ilerliyorlardı. Ancak güvenli bölgedeydiler. Yani aile içinde.  Hayat geçiyor ve onlar büyüyor. Kızım 11, oğlum 8 yaşında oldu. Okuldaki geçirdikleri saatler bizimle geçirdikleri saatlerden fazla. Kontrol azalıyor. Dış faktörler artıyor. Kızımda, adım adım ergenliğe yaklaşma sendromları, oğlumda ben de varım, benim isteklerim, benim hayatım düşünceleri artık bizim başka bir döneme geçtiğimizi göstergesiydi.

Ve başımızda deli deli sorular…Yıllardır, kendi ayakları üstünde durabilen birey yetiştirme, özgüveni yüksek, ne istediğini bilen insan yetiştirme çabaları, bir gün gelip dolaşıp karşımıza çıkarsa, aynı anne-baba tutumunu sergileyebilecek miyiz? Cep telefonu, tablet ve sosyal medya kullanımını belli yaşa kadar kısıtlama kararımızı ve bu karardan taviz vermeme tutumuzu ne kadar koruyabileceğiz? Temel ihtiyacımız olan beslenmeyi, medyada bu kadar haber varken, bu kadar doktor, birbirine karşı beyanlarda bulunurken, biz hangisine inanacağız?

 Sen de her lokmanda, acaba çocuklarıma, aileme, kendime zarar veriyor muyum şeklinde düşünüp vicdanın gelgitler yaşıyorsa, çocuğumla kaliteli vakit geçiriyor muyum diye kendini sorgularken, kaliteli vakit nedir ki deyip artık yorulduğunu düşünüyorsan, kusurlu ama mutlu bir anne olmaya karar verdiysen ve en önemlisi ben ne zaman mutluysam o zaman çocuklarımı daha çok mutlu edebilirim düşüncesi kafanda ışık vermeye başladıysa… Hoş geldin.  Henüz bu sorularla bu düşüncelerle tanışmadıysan da hoş geldin. Nasılsa bir gün aramıza katılacaksın.

Bundan sonra bunları konuşacağız.

Gene çocuklarla kitap okuyacağız. Anneler de kitap okuyacak ama sadece ebeveynlik kitapları değil, istediğimiz her türden kitapları. Sırf, toplum tarafından bizim için biçilmiş olan rolleri daha iyi yapabilmek için değil, sadece istediğimiz için. Çünkü, zaten her kitaptan öğrenecek çok şeyimiz olacak. Gene gezeceğiz, bir paçası olduğumuz doğanın içinde daha çok olacağız.

Sağlığımızı koruyacağız. Bütün hastalıklara aslında biz mi sebep oluyoruz, sorunu araştıracağız ve   beslenmemize daha çok dikkat edeceğiz. İşte tüm bunlar yapılıyorken, bu sayfada satırlara dökülecek.

Ben, kendim için yeni dönemi başlattım.

Biz!

Reklamlar

Bu yazıya yorum yapmak ister misiniz?

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s