Okula Dönüş Psikolojisi

Sayılı gün çabuk geçer derler ve her tatilde bunu hatırlayıp üzülmek de bize düşüyor. Yaz izinleri bitti, gitti. Sıra çocukların okul tatilinde. Güneş, kum deniz derken bi de baktık ooo temmuzun ortasına gelmişiz ki Sinem’in 3 tane tatil kitabı, toplamda yanılmıyorsam 750 sayfa civarı, öylece duruyor. Çocuk,  hallederiz modundayken, annenin ısrarının bir işe yaramadığını, ben oyun oynamak istiyorum, hiçbir arkadaşım bu kadar ödev yapmıyordur gibi karşı psikolojik baskıyla karşılaşınca gayet iyi anladım. Ta ki çark tersine dönene kadar yani bir akşam üstü kızım sınıf arkadaşının annesi ile karşılaşıncaya kadar… Tatil kitapları bitirilmiş, üstüne üstlük kurs… Yaz boyunca bir kursa devam ediyor. İşte fırsat budur Güner dedim. Çalışma isteğini kaybetmiş çocuğa ver coşkuyu!

İtiraf ediyorum… Kendimle hiç gurur duymuyorum. Hatta hiç sevmediğim bir şeyi yaptığım için kendi kendimi de sorguluyorum hala. İnsanın kendisi ile çatışması da zor  bir şeymiş. Neyse … Daha kötüsü de… işe yaradı! O akşamki verilen gazla an itibariyle tatil kitapları tamamlanmak üzere…  Hani sisteme ayak uyduracağız diye hiç tasvip etmediğim hareketler, hiç sevmediğim  hatta böyle soru mu olur dediğim soruları çocuğumun çözmesi için zorluyorum. Bunun sonu ne olur bilemiyorum?

Geçenlerde  soru çözmeyi nasıl eğlenceli hale getirebilirim araştırmalarım esnasında bir kitaba rastladım. Sayı Avcısı. Bidiğin matemetik ama benim istediğim gibi. Hatta çocukların da istediği gibi olduğunu evde birlikte çözmeye başlayınca gördüm. Bu bloga yazı paylaşmaya 2012 yılı şubat ayında başladım. Çocukları öğrenmeyi daha eğlenceli hale getirebilmek için mantık soruları da hazırladım, masallar da uydurdum. Neyse ki bu 2,5 senelik  zaman zarfında bu yöndeki kitap sayısı arttı ve artık her yaşta çocuk bu tür kitaplar arttı. Sayı arttı artmasına da kaliteli olanı ve gerçekten çocukların sıkılmayacağı türden iyi kitaplaır bulmak için dikkatle incelemek gerekiyor.

Sayı avcına tesadüfen rastladım. Kısacası masallarla matematik diyebilirim. Kahramanlar Ejderha ailesi Kral Sudan Kaçan, Kraliçe Islak Mendil, Prens Altını Islatan, Dinazor ailesinden, Kral Yürüyen Fosil, Kraliçe Uçan Kanarya, Preses Aksak Fosilya ve daha nice eğlenceli kahraman.

Resimler çok güze anlatım da keyifli. Hele ses tonunu değiştirip okuduklarıma çocuklar bayılıyor. Bu nedenle bazı bölümleri birkaç kere okuyoruz. Gülmekten kırılıyorlar. Hele başardılarsa Büyücü Büyükgözün tuzaklarından kurtulmayı  değmeyin keyiflerine. Oğlumun kendisi ile gurur duymasını görmelisiniz. Başarının keyfi  bir başka yaşanıyor.

Kitap her sınıf düzyindeki kazanımlar göz önünde bulundurularak hazırlanmış. Ben 1. sınıflar için olanı almışım. (Farketmedim:)))) Bu nedenle Sinem’e basit gelmiş olsa da zihinden hızlı çözme konusunda eğlenceli oldu. Bazı bölümler de Taylan’a uygun olduğu için iki çocuğumu da aynı etkinlikte buluşturdum. Bir anne daha ne isteyebilir ki?:)

Hangi durumlara düşmekten kurtulduğumu anlatsam bir yazı daha çıkar.:)

IMG_20140810_202125

IMG_20140810_201959

Yarıyıl Tatili için Fikirler/ Bu Hafta Çocuklarla Ne Yapalım?

Mini mini BİR’lerin, çalışkan İKİ’lerin, sevimli bıcırların ve tabii ki anne babaların dört gözle beklediği yarıyıl tatili geldi. Karne heyecanı yaşandı ve bitti. Bu defa da anne babaları çocuklarla tatilde ne yapalım telaşı başlamış olacak ki “Yarıyıl Tatili Ücretsiz Etkinlikleri” yazısı okunma rekorları kırıyor. Peki bu hafta çocuklarla nasıl vakit geçirelim? İşte önerilerim:

Kendin Yap Kendin Keşfet!

DENEY YAPALIM!

MOR LAHAHA BELİRTECİ

Bu hafta, deney için önerim mor lahana ile asit ve bazları keşfetmek için MOR LAHANA RENGARENK deneyi. Mor rengin dönüşümünü seyretmek heyecanlı oluyor. Biz bu deneyi iki sene kadar önce yapmıştık. Geçen hafta Sinem kendi kendine yaptı ve birçok sıvıyı deneyip renginden asit mi baz mı olduğunu tahmin etmeye çalıştı. Deneyde de okuyacaksınız, mor lahana belirtecini elde etmek için ben lahanayı rendeleyip suyunu sıkmıştım. Bu kez kaynattım. Böylece, daha çok deneyim için daha çok çözelti elde etmiş olduk.  Biz, bu deneyi yaptık diyenler için de GİZLİ RENKLER DENEYİ de gene renkli  bir heyecan vaad ediyor.

Haydi Hayaller Dünyasında Yolculuğa Çıkalım!

KİTAP OKUYALIM!

Hiç kitap okumadan tatil geçer mi? Minikler için Böğürtlen Cini ve Sarı Gaga iyi bir tercih bence.

“Bir sabah Böğürtlen Cini, küçük kuşun sesiyle erkenden uyandı. Öyle kuvvetli ötüyordu ki, kulaklarına pamuk tıkamak zorunda kaldı. Yerinde duramıyor, evden çıkıp bahar dallarının arasında uçmak istiyordu. “Biliyorum, artık dışarı çıkıp uzaklara gitmenin zamanı geldi” dedi yaşlı cin ve kuşun, omzuna konmasını bekledi. Birlikte evden çıkıp ormana doğru yürümeye başladılar. Kuş o kadar hızlı uçuyordu ki, Böğürtlen Cini ona yetişebilmek için nefes nefese kalmıştı. “Dur, o kadar hızlı uçma, sana yetişemiyorum, bacaklarım eskisi kadar güçlü değil” diye seslendi cin. ( YKK Yayıncılık web sayfasındaki Tadımlık yazısından alıntıdır)”

Bir diğer alternatif de Köstebek Kuki…

O gün canı çok sıkılan Köstebek Kuki, sırf eğlenmek uğruna neler neler yapıyor: Kurbağa Kurbiş’in yeni giysisine çamur sıçratmak mı dersiniz, Sincap Zıp Zıp’ın güçlükle topladığı cevizleri tekmeleyip dağıtmak mı? Yoksa çimenlik tepeye ulaşmayı başaran Kaplumbağa Topik’i gerisingeri aşağıya yuvarlamak mı? Kuki o gün kendince çok eğleniyor, ama ertesi gün Kurbağa Kurbiş’in partisinde yapayalnız kalıyor. Acaba Köstebek Kuki haylazlıklarının ne kadar kırıcı olduğunu anlayacak mı?…

Gene de, biz bu kitapları ezberledik bile diyorsanız veya çocuğunuz “Ben bu kitapları bebekken okuyordum!” diyorsa 🙂 ( benim ufakluk herşeyi bebekken yaptığını söylüyor da… şu anda 3,5 yaşında:)) size önerim Narnia Günlükleri serisine başlamanız. Kızımın karne hediyesi Narnia Günlüleri/ Aslan, Cadı ve Dolap oldu.

Faaliyet, Faaliyet!

Her çocuk kesip yapıştırmak hoşlanır. Daha doğrusu kırpmaktan, hatta bu küçük küçük minicik kağıtları etrafa saçmaya bayılır. Çevredeki kırpıkları azaltıp çocuğunuzun yaratıcılığı ortaya çıkaracak bir faaliyet için önerim TUZDAN FİKİRLER. Tuzu gıda boyaları ile boyayıp renkli tuzlar elde ediyorsunuz. Gerisi size kalmış.

TUZDAN FİKİRLER Bazen, değişik faaliyetler bulacağım diye bilgisayar başında o sayfaya da bakayım, aaa burada ne var acaba diye dolanırken bir bakmışım zaman geçmiş ama elde var sıfır, diye düşünürüm. Oysa hiçbir bilgi anlamsız veya yarasız değildir. Her şey beyninin bir köşesine yazılıp daha sonra değişik bir fikir ortaya çıkartmak için bir zemin oluşturuyor. Denemek lazım!

Aklını Kullan! Eğlen!

AKIL OYUNLARI

Şifreleri çöz! Ödülü kap! Hem bulmaca çözmeyi sevdiren hem de ailecek eğlence vaad eden bir oyun. Biraz ön hazırlık gerektirse de hazır kar gelmişken kapıya evde oynanabilecek eğitici bir oyun.

Ne Seyredelim!

Yarıyıl tatili sineması için herhalde en iyi seçenek “Karlar Ülkesi”.  Biz henüz fragmanını seyrettik ama önümüzdeki haftasonu için planlarımızın ilk sırasında yer alıyor! Seyretmemiş olanlar için Kibritçi Kız Müzikali hala cazibesini koruyor. Tabi bilet bulabilirseniz. İtiraf edeyim ben de henüz bilet bulmayı başarabilmiş değilim. Şansımı 8-9 Şubat için deneyeceğim. Ayrıca  hatırlatmak isterim ki, Zorlu Çocuk Tiyatrosu’nun Anadolu turnesinde Kurbağa Prens var.

Yarıyıl tatili boyunca tiyatronunn hangi illerde olacağı bilgisi için “2013-2014 Yarıyıl Tatili Ücretsiz Çocuk Etkinlikleri” yazısına göz atabilirsiniz.

Z kuşağı Çocuklarına Dijital Oyunlar!

Bilgisayar oyunların günümüzde kaçınılmaz bir eğlence. Oynarken hem eğlendirecek hem de eğitecek oyunlar için aşağıdaki paylaşımlara göz atabilirsiniz.

Eğitici Bilgisayar Oyunları

Sokoban

Biraz da Ders Yapalım! Ne Dersiniz, Çocuklar!

Evvet, biliyorum tatil ama başarı için çalışma ve istikrar gerekli. Merak etmeyin bu ders başka bir ders. Kesinlikle sıkıcı değil.

Düşün! Dikkat Et!

Her yaş grubu için labirent, fark bulmaca, farklı olanı bulma, nokta birleştirme, aynısı kopyalama, örüntü gibi bilişsel gelişimişi destekleyen birçok eğlenceli soru bu kitaplarda yer alıyor. Bizim kitaplar nerdeys ebitmek üzere. Yalnız kitapları alırken seçeceğiniz yaş grubunu sadece çocuğunuzun takvim yaşı ile değerlendirmeyin. Bir tavsiye; Ben genelde bir şeyler öğrensinler, hatta biraz zorlansınlar diye bir üst yaş grubunu alıyorum. Bu seride de oğlum için 4-5 yaş, kızım için 8-9 yaş kitaplarını almama rağmen hiç zorlanmadılar. Hatta çok rahat çözdüler. Siz de ona göre karar verin, derim.

Çocuklarınızla geçireceğiniz keyifli saatler diliyorum! Sevgiler…

Okul Öncesinde Sayıları Öğrenmek!

3 yaşındaki bir çocuğa sayıları bilmek hangi işte yarayacak mı diyorsunuz? Gelin bunu bir de oğluma sorun. Çikolata aşkı nelere kadir Ya Rabbi! Yani kızım da sayıları ezbere saymayı, nesne saymayı bu yaşlarda öğrenmişti ama bir dakika bile yerinde duramayan, önce ödev yapacam diye tutturup sonra da sizin enerjinizi tüketip kendisini başına buyruk ordan oraya zıplayan oğlumdan bunu beklemiyordum. Ama gel gör ki sayıları tanımak, nesne saymak bir yana parmaklarıyla toplama çıkarma yapmaya başladı. Nedendir ki bu aciliyet?  Baktı ki annesi , babası, hatta anneannesi, dedesi, üstüne üstlük ablası bile çikolata yemesin, yemek yesin diye her türlü kıvırma işini yapıyor, bir de utanmadan(!) çocuk kandırıyor “bitti” diye ne yapsın? Eğitim şart deyip kolları sıvamış herhalde ki şimdi ne zaman ” Çikolata bitmiş oğlum desem, hemen parmaklarıyla hesaba koyuluyor. Önce parmaklarını çikolata sayısına ayarlıyor. ( Bazen 3 gibi rakamlarda pek bi’zor oluyor canıııımm!) Sonra bir abba bir ben yedi kaldı iki! Nerde çi (çikolata)? diye hesap soruyor. Ha bu arada siz bu çikolatalardan yeme gefletinde bulunuduysanız, hesap verme sırası size geçiyor. Başarı sizin ikna kabiliyetinize bağlı. 🙂 Daha doğrusu onun halet-i ruhiyesine.:)

Diyeceğim şu aslında çocuklar okul öncesinde yaşlarından daha üst seviyediki bilgileri öğrenmeye açıklar.   Bakmayın eğitim sistemine…3,5 yaşında basit toplama işlemi yapmaya başlayan kızım şimdi 1. sınıfa gitmesine rağmen hala toplama-çıkarma işlemlerine bile başlamadılar. Ne zaman başlayacaklar çok merak ediyorum. Hala rakamları yazmayı öğreniyorlar. El yazısıyla rakam yazabilmek büyük bir marifet olsa gerek. Hani uzmanlar diyorlar ya 0-6 yaş eğitim için çok önemli. Anne-baba bu dönemde çocuğuna ne kadar  gösterirse çocuk o kadar iyi ve çabuk öğreniyor. 6 yaştan sonra da anne baba ilgisi önemli ama işin içine okul girince çocuğun yoğunluğu artıyor. Birlikte geçirilen vakit azalıyor.

“Biz Matemetiğe Böyle Başladık” yazımda kızımla yaptığımız çalışmaları anlatmıştım. Şimdi oğlumla da aynı dönemlerden geçiyoruz ve görüyorum ki her ne kadar birbirine zıt karakterler olsalar da aynı doğrultuda ilerliyorlar. Hatta oğlumun önünde model olarak abla olunca daha kolay oldu diyebilirim.

  • Sayıları ezbere saymak,
  • Sayıları tanımak,
  • Nesneleri saymak
  • Toplamanın , çıkarmanın ne olduğunu nesnelerle kavramak,
  • Toplama çıkarmayı  kağıt üzerinde  sayarak yapmak,
  • İşlemleri zihninde canlandırarak yapmak.

Tabi bunları günlük yaşamda farkında olmadan veya oyun esnasında öğretmek de öğrenmek de çok daha kolay. Yoksa hadi gel çocuğum şu sayıları öğrenelim, elmayla armudu toplayalım demek ütopik olmasa da gerçekçi değil. Hele oğlum için hayalden öte..:)

Çocuklar Bu Kitapları Çok Sevecek!

Zorlu Çocuk Tiyatrosunun web sayfasında  bu kitaplara rastlayınca adeta bir çocuk gibi sevindim. Birkaç sene önce kütüphaneden alıp okuduğumuz ” Kediler ve Fareler” mutfağını çok beğenmiş, dayanamayıp geçen sene de satın alıp tekrar okumuştuk. Dili ve anlatımıyla okumak için ideal olan bu kitabı  ben okumaktan, çocuklar da dinlemekten çok zevk almışlardı. Şimdi web sayfasında rastladığım kitapları online okuma imkanı olduğunu görünce çok sevindim ve hemen sizlerle paylaşmak istedim.  Bulabilirseniz elbette elinize alıp okumak sayfalarına dokunmak daha güzel ancak ben “Kediler ve Fareler Mutfağı’nı çok aramıştım. Sanırım bu kitapları aramak için vakit keybetmeden hemen akşam oğlumu kucağıma, kızımı yanıma alıp bilgisayar karşına geçeceğiz. 🙂

UntitledEminim birçoğunuz bu hikayeleri daha önce okumuşsunuzdur. Ancak okunacak hikayeleri seçerken konu ile birlikte bence anlatımı, rahat okunması ve resimleri çok önemli. Bazılarında hikayenin konusu çok güzel olurken, akıcı olmaması çocukları sıkabiliyor. Hatta okuyan kişi bile sesli okurken zorlanabiliyor. Bazen de resimlerin yetersizliği ve kalitesizliği çocukların ilgisini dağıtabiliyor. Ben bu kitapları çok beğendim. Umarım sizler de , özellikle de minikleriniz de beğenir. Keyifli okumalar!

Untitled1

Bunlar da ilginizi çekebilir:

Mini Mini Bir “BEN” Kitabı

Kızım, “Mektup Arkadaşlığı”  hakkındaki fikirlerimi paylaştığımdan beri heyecanla kendi tanıtım yazısını hazırlamaya çalışıyor. Baktım evde birkaç müsvedde var. Bir şeyler yazmaya çalışmış ama bir türlü bitirememiş. Zaten birlikte hazırlarız demiştim. Hatta “sen yazmaya başlayınca blogda artık senin yazılarını da paylaşırız” dedim. Sevincinden ne yapacağını şaşırdı. Evet, ” Çocukların Kaleminden” sayfasında çocukların yazılarına, yapmış oldukları faaliyetlere yer vereceğim. Kısacası onların yaratıcı eserleri bu sayfada yer alacak. Amaç, ağaç yaşken eğilir misali, çcukların fikirlerini özgürce söyleyebilmeleri, toplumda ben de varım diyebilmeleri, değerli olduklarını hissetmeleri.

Çalışmaya başladığımdan beri hafta içi çocuklarla geçirdiğimiz vakit çok azaldı. Bir günde yaptığımız aktiviteler 2-3 güne sarkmaya başladı. Mesela kızım kendi  yazısını hazırlamaya o kadar hevesli olmasına rağmen araya giren başka şeyler ve yorgunluk gibi sebeplerle  bir türlü  hazırlayamadık. Sanırım artık, bugüne kadar birlikte yaptığımız şeyleri tek başına yapması gerekecek. Havalar da güzel olunca saatlerce dışarıda oynamak onu daha çok mutlu ediyor. Çocuk demek oyun demek. Biz ona okudukça okumaktan daha çok zevk alacaksın derdik de pek hoşuna gitmezdi, okumayı henüz hece hece yaptığı dönemlerde. “Her gün 3-4 sayfa oku”,  ısrarımız karşısında  sıkıldığının farkındaydım. Şimdi hiç bir şey demesem bile her gün okuyor ve en önemlisi bunu kendi isteğiyle ve severek yapıyor. Demek ki biraz ısrar, biraz istikrar iyidir. Şimdi sıra yazmaya teşvikte.

Benim de interaktif anne olma zamanım gelmiş gibi görünüyor. Madem ki akşama kadar çocuklarla olamıyorum, birlikte yapacağımız şeyleri onlar için eğlenceli hale getirerek kendilerinin yapması için destek olmalıyım diye düşündüm. Bu nedenle ona bol resimli, kendisini anlatabileceği mini bir kitap hazırladım. Yazmaya ilk adım. 🙂

Siz de bu mini kitabı çocuğunuzla doldurarak bize (miniklerveanneleri@gmail.com) gönderebilir ve çocuğunuzun ilk yazısını paylaşabilirsiniz.

imagesCA39XRX7L

İkinci bir dil öğrenmek, öğretebilmek…

Çok uzun zamandır kafama takılan bir konudur çocuklara İngilizce öğretmek.  Eminim, erken yaşta ana dilinden farklı bir dil öğrenmek, hele ki buna ana dili gibi konuşabilmeyi eklerseniz kat kat fark yaratıyordur çocukların gelişiminde. Sorun, bunun nasıl olacağıdır. Anne-babadan birinin anadili farklı olmasa, o ülkede yaşıyor olmasan,  konuşabilecek birisini bulmak için özel çaba harcamazsan, hani markete gidip derdini anlatmak için zorlasan kendini, taksiciye gitmek istediğin yeri tarif etmek için çırpınsan… Olmadı  komşuna bile onun dilinde bir “günaydın” deyip hal hatırını sorsan, belki bu kadar düşündürmezdi beni. İngilizce bilmek gramer bilmek değil benim gözümde, hele ” this a pencil, elma apple demek, how are you?’nun ne olduğunu bilmek hiç değil. Bir de 5-6 yaşlarında bir çocuğa gramer mi öğretilir? Ama gene de istiyorum başka bir dille haşır neşir olsun. Hazır, İngilizce’ye meraklanmışken, rahatça kitap okumaya başlamışken ve kitapları severken… Öyle kursla, okulla olacak bir şey değil benim gözümde. Öğrenmek için dört duvara, sınırlı saatlere hiç gerek yok.

” Bu dünyada sevdiğin işi yapacaksın… Sevdiğin için, merak ettiğin için, istediğin için öğreneceksin. Yoksa ne kalır geriye okuldan çıktıktan sonra.”

“Ne yapacaksın, evde çocuklarla İngilizce mi konuşacaksın? Zaten, akşam birkaç saatliğine çocuklarla birlikte oluyorsun. Onda da çocuklar seninle farklı şeyler yapmak istiyorlar? Cumartesi desen …çocuklarla etkinlik, pazar…ailecek geçirdiğimiz bir gün.  Ne zaman, nasıl? diyor eşim. Haklı da… Zira, ikinci dil öğreteceğim diye anadilim olmayan ve evde konuşulmayan bir dilde  çocuklarla nasıl iletişim kurabilirim? Çocukların için hiç eğlenceli olmaz.  İşte böyle düşüncelerle ertelediğim bu ikinci bir dille tanışma olayını, kızımın artık kitapları rahatça okuyabilecek düzeyde okumaya başlamasıyla, tekrar gündemime yerleşti. Çünkü ben de Türkçe okuma yazmayı 10 yaşında öğrenmiştim ve bunu kitap okuyarak 2 ayda başarmıştım. Tabi ki şartlar aynı değil. Ben o dilin konuşulduğu ülkede yaşıyordum, en azından biraz farklı da olsa Türkçe konuşuyordum. Bebek nasıl hiç bir şey bilmeden öğreniyorsa o metotla başka biri dili de öğrenebilir çocuklar. Dediğim gibi çevrede İngilizce konuşulmuyor olması işi zorlaştırıyor. Ama denemenin ne zararı var ve ben inanıyorum ki  kızım da başaracak! Oğlum zaten ablasının adımlarından gidiyor.

Untitled

İnternette “We Give Books” adlı siteye rastladım. Bütün çocuklar okusun ve herkes kitaba ulaşabilsin diye kurulmuş bir site. Kitaplar, ingilizce çocuk kitapları ve üye olduktan sonra online okuyabiliyorsunuz. Kitaplar yaş düzeylerine göre ayrılmış. Ben de kızım 5.5 yaşında olmasına rağmen 0-3 yaş kitaplarını, ilk önce çevirisini yapmadan okumayı düşünüyorum.  Hatta bir kaç kere okuyup, kitapta geçen kelimelerin ne olabileceğini kendisinin bulmasını istiyorum. Daha önce böyle bir iki deneme yapmıştım. Fena değildi. Siteyi inceledim, kitaplar çok güzel. Dayanamayıp, dün gece kızıma, yanağına iyi geceler öpücüğü kondururken, ingilizce hikayelerden bahsettim. Konularından  minicik ipuçları verdim. Çok heyecanlandı. Hatta “Kimseye söylemem, anne, sır olur aramazda”, deyip devamını öğrenmek istedi. 🙂 Ah be güzel kızım, zaten hikayeleri  sana okuyacağım. Çocukları meraklandırmak iyi bir taktik.:) Hele okumaya teşvik etmek istiyorsanız.

Bunlar da ilginizi çekebilir:

Mavi Gözlü Dev, Şiirler ve Ben

Geç kalmış bir yazı bir olabilir benimki. Ama zamanın ötesinde yaşayanlar için zaten her şey geç ama sizin, Nazım Hikmet’in  111. Doğum Günü için hazırlanmış sergiyi gezmek için, 31 Mart’ta kadar hala vaktiniz var. Alnımın Çizgilerindesin Memleketim” – Nâzım Hikmet’in Yolculuk Fotoğrafları Sergisi” Yapı Kredi Kültür merkezinde.

O mavi gözlü bir devdi.
Minnacık bir kadın sevdi.
Kadının hayali minnacık bir evdi,
bahçesinde ebruli hanımeli açan bir ev.
Bir dev gibi seviyordu dev.
Ve elleri öyle büyük işler için hazırlanmıştı ki devin,
yapamazdı yapısını, çalamazdı kapısını
bahçesinde ebruli hanımeli açan evin.
O mavi gözlü bir devdi.
Minnacık bir kadın sevdi.
Mini minnacıktı kadın.
Rahata acıktı kadın
yoruldu devin büyük yolunda.
Ve elveda! deyip mavi gözlü deve
girdi zengin bir cücenin kolunda
bahçesinde ebruli hanımeli açan eve.
Şimdi anlıyor ki mavi gözlü dev,
dev gibi sevgilere mezar bile olamaz :
bahçesinde ebruli hanımeli açan ev.. NAZIM HİKMET

Lise yıllarında başladı şiire olan merakım. Bir kaç deneme çalışmam olmadı değil ama ustalardan şiir okumak daha çok hoşuma gidiyor. Hakettiği vakti ayıramasam da kendimce bir şiir defteri oluşturdum. Beğendiğim ve o andaki ruh halimi yansıtan şiirleri yazıyorum.  Bir bakıma şiirlerden takvim gibi bir şey. Lise yıllarında hangi şiirlerden hoşlanıyormuşum, sonra neler değişmiş, hangi şairleri takip eder olmuşum… Günlük tutmayı sevmeyen biri için, yılların hatıraları… Sergiyi gezince hala boşaltılmamış koliler içinde kalan şiir defterim aklıma geldi. Şöyle bir göz attım…

20130303_12034020130303_115808

Çocukların dilinin gelişmesinde kitap okumanın faydalarını herkes biliyor. Peki şiir okumak , şiir ezberlemek…Şiir de matematik gibi soyut. Anlaşılması zor, sevilmesi zor. Belki de bu yüzdendir, seven çok seviyor sevmeyen hiç sevmiyor.:) Oysa söylemek istenilenleri, söylenemeyenleri, aklımızdan geçenleri, hayal ettiklerimizi, umut ettiklerimizi, acılarımızı, sevinçlerimizi, ayrılıklarımızı, aşklarımızı hep şiirlerde yaşarız. Hem de öyle sayfalarca değil, birkaç satırda anlatılır her şey. Çocukların, ifade yeteneklerinin güçlenmesi, hayal gücünün artması, hafızasının güçlenmesi, güzel yazıp güzel konuşması için şiir ile tanışması gerekir bence. Ben kızımın okuduğu şiirleri anı kutusunda saklıyorum. Anneler gününde, okuduğu şiiri, tonlamalara dikkat ederek okumasıyla dikkat çekmişti ve ben bir kez daha kızımla gurur duymuştum.

Aman Gar!

anagramBaşlığı görünce kafanız mı karıştı? Merak etmeyin desem de de gene merak edeceğinizi bildiğimden hemen söyleyeyim zaten kafa karıştırmak için yazılmış bir başlık. Neyse ki, herşeye kadir bir beynimiz var. Karışmış harfleri düzeltip hemen doğru kelimeyi bulabiliyor. ANAGRAM…

Bu da nedir, şimdi deyip, eskisinin bile daha anlaşılır olduğunu düşünenler için bunun bir bulmaca olduğunu söyleyeyim. Bir harf karıştırmaca oyunu.

Bir kelimenin harflerini karıştırıp anlamlı başka bir kelime oluşturuyorsunuz.  Aslında anagram bulmacalara gazetelerin bulmaca sayfalarında rastlanıyor. İlgili olanlar mutlaka görmüşlerdir. Benim bu yazıdaki amacım yeni okumaya başlayan çocukların okumalarını geliştirmek için kullanılabileceğini göstermek ve tabi ki beynimizi çalıştırmak. Hazırlamak da çözmek de beynimiz için bir uğraş. Anagram bulmacalardan aynı zamanda  çocukların kelime bilgisini geliştirmek için de yararlanılabilir.

Geçen sene kızım yavaş yavaş okumaya başladığında, ona renklerin harflerini karıştırarak hazırlamıştım. En azından basit olduğu için okuyabilmek ve çözüme ulaşmak onu mutlu edecekti. Şimdi aradan bir yıl geçti ve kızım artık okumayı öğrendiğine göre daha etkili bulmacalar hazırlamak gerekti.

 Yeni hazırladığım bulmacaya aşağıdaki bağlantıdan  ulaşabilirsiniz. Yenilerini hazırladıkça eklerim.:)

ÇOCUKLAR İÇİN ANAGRAM BULMACA

Bunlar da ilginizi çekebilir:

Çocuklarla Zihin Haritası

imagesZihin haritası, düşünceleri ve kelimeleri, anahtar kelime etrafında toplayıp  organizasyonu kolaylaştırmak, akılda kalıcılığı artırmak, problem çözmede fikirleri ortaya dökmek vb. amaçlarla kullanılan diyagramlardır. 1960’lı yılların sonunda Tony Buzan tarafından geliştirilen yöntem üretkenliği ve yaratıcılığı da artırır. Zihin haritaları hakkında daha fazla bilgiye ihtiyacım var derseniz  tıklayın. 🙂

Tezsiz yüksek lisansımı yaparken bu konudaki bir projeyi yaparken çok eğlenmiştim. Bu edenle ÖRAV’da  bu konuda e-seminer olduğunu görünce hemen kaydoldum. O zaman, bir gün bu yöntemi çocuklara da öğretmek gerekir deye aklımdan geçirmiştim. Aradan aylar geçse de en sonunda bunu da uygulamaya aldım:)

 indirEve gelip kızıma, ” Hoşlanacağın yeni bir faaliyet buldum senin için”, deyince tabi sözüm tamamlanmaya fırsat bulmadan ”Hemen yapalım”, deyişiyle sonlandı. Yani ”Bir anlatsaydım, o kadar kafa patlattım”, demek geldi içimden ama zamanımız çocukları, moda tabiriyle Z kuşağı çocukları maşallah her şeyi çok çabuk kavrıyorlar ama her şeyi de çabuk tüketiveriyorlar.  Neyse, yarın yaparız, sana kağıda basıp da getireyim”, dediysem de başa çıkamadım ve o an  yapabileceği en kolay  konuyu seçerek  kızımın merakını gideriyim dedim. ” BEN BİR KEK YAPTIM”.

Sayfanın merkezine anahtar kelimemiz olan kek yapmayı koyduk. Sonra da kek yapmak için gerekli olan malzemeleri bu anahtar kelimeye bağladık. Sonra kek yapımının aşamaları ile malzemeleri birbirine bağladık. Sonunda kek yapımının resmi ortaya çıktı.

008

İlk deneme için biraz karışık oldu ama sonunda kek yapımını gözden geçirmiş olduk. Zaten kek yapmayı da yemeği de çok seviyorlar. Tekrar kağıt üzerinde görmek pekiştirici oldu.  Arada  sırada, değişik bir faaliyet istendiğinde veya bir konu üzerinde çocuğunuzun düşünmesini istediğinizde veya bir konun öğrenilmesi istendiğinde uygulanabilecek çok güzel bir yöntem olduğunu düşünüyorum.

Çocuklarla yapılabilecek zihin haritası  konuları için birkaç fikir daha:

  • Bir Günüm Böyle Geçiyor” ( Bir gününün nasıl geçtiğini bir resim üzerinde görüp neler yapılabileceği ve zaman, nasıl daha iyi değerlendirilebilir konusu üzerinde fikirler üretilebilir)
  • Ben Sağlıklı Bir Çocuğum. Çünkü…( Çabucak büyümek isteyen çocuklara, büyümekten daha çok, sağlıklı olmanın önemi üzerinde düşündürebilir:)
  • Kardeşimi Seviyorum! Çünkü…( Kardeş kıskançlığı yaşayan çocuklara, kardeşini sevmek için de bir çok neden olduğunu göstermeye yardımcı olabilir.)
  • Sihirli Bir Değneğim Olsaydı…( Çevremizdeki olumsuzluklar ve bunları yok etmek veya iyileştirmek için neler yapılabileceği üzerinde yeni ve farklı fikirler üretmek için kullanılabilir)

Bunlar da ilginiz çekebilir:

Çocuklar İçin Mantık Bulmacaları

1046-cocuk-ve-zeka1-3fMantık bulmacalarının çocukların düşünme becerilerini geliştirdiği, problem çözme yeteneklerini artırdığı ve olaylar karşısında farklı bakış açıları geliştirerek , alternatif çözümler üretme becerilerini geliştirdiği biliniyor. Ancak çocuklar için hazırlanmış mantık bulmacaları o kadar az ki belki de hiç yok demek daha doğru olacak. Bu sene zeka oyunları dersini de 5 . sınıflar için konulduğunu görünce üzülmedim desem yalan olur. Çünkü, 0-6 yaş önemine dikkat çekilirken çocuğun öğrenme hızının en yüksek olduğu dönem olarak tanımlanmasına karşılık , çocuklarımızla eğitim açısından en az ilgilendiğimiz dönem olarak karşımıza çıkmakta. Oysa, oyunlarla, çocuğun oyunla öğrenme yeteneğinden yararlanarak, eğlenerek  düşünme becerileri, dil gelişimi, sosyal ve psiko-motor becerileri desteklenebilir.

Daha önce 3 tane kendi hazırladığım soruları yayınlamıştım. Ondan sonra da bir kaç tane hazırladım ama yayınlama imkanı bulamadım. En sonunda son  hazırladıklarımdan bir tanesini yayınlıyorum. Konusu oyuncak arabalarla ilgili. Dolayısıyla erkek çocukların ilgisini daha çok çekebilir. Kızlar için hazırladığımı bir sonraki yayın sırasında.:)  Çözerken, çocuğunuzun bilişsel hazırbulunşuluğuna dikkat etmelisiniz. Çözebilecek yaştaysa onun düşünmesine imkan verip, zorlandığı yerde birlikte sesli düşünüp sonuca varabilirsiniz. Kendi çözemeyecek durumdaysa, çocuğunuz yanınızdayken siz çözün ve sesli düşünerek onun dikkatini çekip çözüme dahil edebilirsiniz. Sonunda size yardımcı olduğu için teşekkür etmeyi unutmayın. 

Çözüm için anne babaya öneriler:

Büyük yaştaki çocuklar için kağıt kalemle, grafik oluşturarak çözmek yeterli olabilirken küçük yaştakiler için, çözümü kolaylaştırmak için oyuncak arabalarından, yararlanabilirsiniz. Yoksa soru sayfasını çoğaltıp resimleri kesin ve ipuçlarının ifadesine göre resimleri gruplayabilirsiniz.

Zihninin açık olsun:)

Mantık Bulmacası için aşağıdaki linke tıklayın:

HEDİYELERİ KİM VERDİ?

 

Bunlar da ilginizi çekebilir: