Okumayı Sevdiren Kitaplar

Okumayı seven çocukların hayatlarında her zaman başarılı olacaklarına inanıyorum. Kendim de  bir çocuk kitap kitabı hayranı olduğum için çocuklarım kitap okumayı çok seviyorum. Çocuklar, her ne kadar okumayı bilse de  hikaye  veya masal dinlemek onlara ayrı bir keyif  verdiğine inanıyorum ve  bunu kızımın oğluma kitap okuduğumu duyunca, odasından gelip usulca yanımıza sokulup dinlemesiyle deneyimlemiş oldum. Oysa okuduğum kitabı, kendisi defalarca okumuş ve artık yaşına göre çok basit bir kitap  olmasına rağmen gene de zevkle dinliyor. Kitap okumak bir kültürse dinlemek de  bir kültür bence. Çocuklarınıza kitap okuyun!

Gerçekten okuması da dinlemesi de keyifli, görselleri ayrı bir güzel aşağıdaki kitapları okumanızı öneriyor ve çocuklarınızla mutlu anlar geçirmenizi diliyorum.

AKBABA OKULA GİDİYOR ( Can Çocuk Yayınları)

akbaba_okula_gidiyor_kapak-216x300“Çocuklar her sabah, sırtlarında çantaları, ağacın altından geçiyor ve okula giriyorlardı. Her sabah Akbaba merakla onlara bakıyordu. Ama son çocuk içeri girer girmez okulun kapısı her zaman kapanıyordu. Ya sonra? Çocuklar ne yapıyordu? Okulda neler oluyordu? Akbaba’nın tüyleri yolunmuş kafası, binlerce soruyla dolmaya başlamıştı. Sonunda güzel bir gün, zil çaldıktan ve çocuklar içeri girdikten sonra Akbaba cesaretini topladı. Gagasıyla okulun kapısına vurdu.” –

Okula gitmeyi çok isteyen bir Akbaba’nın, çocuklarla birlikte okuyabilmek için verdiği mücadeleyi ve azmini anlatan, okuması da dinlemesi de çok zevkli bir hikaye.  Can Çocuk Yayınları “İlk Okuma Kitapları” çocukların okuma becerileri geliştirmelerine yardımcı olmak ve onların bağımsız birer okur olmalarını sağlamak için hazırlanmış  ve ilgi çekici hikayelerden oluşan bir dizi. Bu seriden çıkmış diğer kitapları da okumanızı tavsiye ediyorum.

Kültürlü Kurt/ Becky Bloom- Tübitak  Yayınları

kulturlukurt-kapak“Kurt günlerce süren bir yürüyüşten sonra küçük, sessiz bir kasabaya vardı. Yorgun ve açtı, ayakları ağrıyordu. Acil durumlar için sakladığı çok az bir parası vardı. Sonra birden bir şey hatırladı. Bu kasabanın dışında bir çiftlik vardı. Orda yiyecek bir şeyler bulurum, diye düşündü.  Çiftliği çevreleyen çitlerin üstünden bakınca bir domuz, bir inek ve bir ördek gördü, güneşin altında kitap okuyorlardı.”

İşte böyle başlıyor Kurt’un okuma serüveni. Kurt ilk defa okumanın farkına varıyor ve kendisi de kitap okuyanlarına arasına katılabilmek için çok çalışıyor. Çiftlikteki diğer hayvanların, önce okuma bilmeyen Kurt’a eleştirileri, daha sonra güzel okumadığı için eleştirmeleri ve beğenmemeleri, Kurt’un da sırf  çiftlikteki  kitap okuyan hayvanların arasına katılabilmek için kendini beğendirmeye çalışması bence kitabın eleştirilecek noktası. Okumayı öğrenmek veya kitap okumak bir  topluluğa katılmak için yapılmamalı. Okumanın önemi daha farklı işlenebilirmiş. Neyse ki hikayenin sonu iyi bitiyor ve Kurt o kadar güzel kitap okumaya başlıyor ki  çocuklar  onun kitap okumasına bayılıyor.  Siz de bu kitabı okurken, azmin önemine vurgu yaparsanız daha etkili olacağını düşünüyorum. Gene de güzel kitaplat

Kütüphanedeki Aslan/ Michelle Knudsen- Tudem Yayınları

aslana-yaslanmis-okuyan-cocuk-300x178

 

Benim gibi bir kütüphane sever Aslan, ama kütüphanede sessiz olmasını bilmiyor.  Bir gün kütüphanede minderlerin üzerinde uyuya kalıyor. Kimse ne yapacağını bilemiyor. Çünkü kütüphane kuralları arasında aslanlarla ilgili bir madde yok.

Amerikalı yazar Michelle Knudsen, kütüphaneye bir aslan sokarak küçük okurları kütüphaneyle, oradaki kitaplarla ve kütüphanede bulunmanın gerektirdiği kurallarla eğlenceli bir şekilde tanıştırırken, müthiş görseller de çocuklarını  ilgisini çekiyor. Kitap hem çocuklara kütüphaneyi sevdiriyor hem de hoşgörü kavramı üzerinde duruyor. Kütüphane müdürü Bayan Tatlıhava hoşgörüyü temsil ederken, Bay Vızvız da önyargıların karakteri. Bence her yaşta okunabilecek bir kitap. Mesela ben zevkle  okudum. 🙂

Yüksek Tansiyonlu Çınar Ağacı ve Bizim Hikayemiz

Bir akşam , iş dönüşü  apartmana girerken onun yokluğunu fark ettim. Oysa şimdi oturduğumuz evi satın alırken en beğendiğim şeyler, karşısındaki ağaçlardan görünmeyen çocuk bahçesiyle ve bahçedeki bu çınar ağacıydı. Doğduğumdan beri ağacı bol mahallelerde oturmuş ve artık bizim evimiz diyebileceğimiz bu evi almak da havasız bir yerde, bir nefes gibiydi.

Ama kesmişlerdi işte.  Gerekçe hepsinden acı. Yapraklarının çok döküyor, bahçe çöp içinde kalıyor. Benimse en sevdiğim sonbaharda dökülmüş sarı, kırmızı, kahverenginin bin bir tonundaki yapraklar… Üzüntüyle birlikte, bahçedeki boşluğu her görüşümde içimde büyüyen öfke.

IMG_20160815_183330Doğa çok güçlü, insanoğlu bunu çoğu zaman unutuyor. Bir şekilde tekrar doğuyor ya da intikamını alıyor. Adeta “Sen yokken ben vardım!” diyor. Ağacın kesilmesine gerekçe olan “bahçede çöp oluyor” bahanesinde bir değişiklik olmadı. Rüzgarla birlikte savrulan çöpler, kağıtlar, plastik poşetler bahçede birikmeye devam etti ve en güzeli de kökleri sökülemeyen çınar ağacı adeta köklerinden yeniden doğdu ve dallarını çoğalmasıyla birlikte bugünlerde büyümeye devam ediyor.

Behiç Ak’ın yazmış ve resimlemiş olduğu “Yüksek Tansiyonlu Çınar Ağacı”  kitabının da konusu bizim hikayemize benziyor. Küçük bir balıkçı köyünün tek ağacı olan çınar ağacı bütün köyün toplandığı bir yer. Çocuklar, oyun için, kadınlar çamaşırlarını asmak, balıkçılar kayıklarını bağlamak için  çınar ağacının dallarını kullanıyorlar. Hatta köyün imamı “Cemaat nerede ben orada” deyip minareyi çınar ağacının dallarına taşıyor. Ama bir gün çınar ağacının kesilmiş olduğunu gören Ahmet heyecanla, ablası Ayşe’ye  bu haberi veriyor. Hikaye burada başlıyor ve her sayfasında heyecan artarken illüstrasyonlarda adeta kayboluyorsunuz.

YuksekTansiyon

Belki de Behiç Ak’ın  kitaplarını bu kadar çekici yapan bence son derece detaylı illüstrasyonları. Belki de bu nedenle çocuklarımdan önce ben hevesleniyorum okumaya.

Diğer sevdiğimiz kitapları, okul öncesindeki çocuklar için yazılmış “Birlikte Okuyalım” serisinden Uyurgezer Fil, Büyükanne ve Miyop Ejderha.

Biz okumaya devam ediyoruz.

0000000282949-1 pr_01_6660