Öğretmenler Günü Hediyesi

Evde bir yaygara koptu. Hayırdır inşallah  gene oldu diye söylendim kendi kendime ki eve daha yeni ayak basmıştım. Zira bu aralar pek sık kavga eder oldular. Kızımın gözyaşları arasında anlattıklarıyla olay kısa sürede anlaşıldı. Tipik küçük erkek kardeş yaramazlığı. Ablasının, öğretmenine yapmış olduğu peçete boyama faaliyetine bir iki ekleme de bulunmuş. Azıcık da yırtılmış. Ne olmuş ki?

Şimdi de olayı bir de abladan dinleyelim.  Hediyeyi öğretmeni için yapmışmış, çok uğraşmışmış, şimdi ne olacakmış…  Tekrar yaparsın desem de, hiç aynısı olur muymuş, bir daha yapamazmış, hem ne kadar çok uğraşmış onu yapmak için… O anda bende döktüğü gözyaşlarına dayanamadım. Birlikte daha güzel bir şeyler, daha özel bir hediye yaparız dedim. Sakinleşti ama bu defa , ne zaman yapacağız, ne yapacağız, hemen yapalım dedi ve başladı ardı arkası kesilmeyen sorular.Biliyorum, kızım analitik sosyal stiline sahip ve biliyordum ki bu hediye yapılmadıkça her geçen dakika söz  verdiğim için bir kere daha pişman olacağım. Oldum da. (Siz de acaba benim çocuğumun sosyal stili ne diye düşünmeyin  bu yazıyı okuyun.)

Aklımız origami, çiçekler, vazo süsleme vb. birçok faaliyet geçse de en özel hediyenin 1. sınıfta öğretmeniyle çekilmiş fotoğrafı olacağı aklıma geldi. Scrapbook yöntemiyle süslenmiş bir fotoğraf  çok da güzel olurdu. Ancak, elimizde ne scrapbook kağıtları ne de diğer malzemeler vardı. Ama denememiz için gönderilen HP Desckjet Ink Advantage 4645 ve  atmayayım, bir gün lazım olur dediğim ıvız-zıvır kutumuz deyim yerindeyse elimizin altındaydı.

Öncelikle fotoğrafın renkli fotokopisini çektik. İnternetten beğendiğimiz scrapbook kağıtlarının renkli çıktılarını aldık. Ivır-zıvır kutusundan da kurdele, düğme, patafix, renkli fon kartonları ve bir parça mukavva bulduk. Gerisi yaratıcılık ve renkli fikirleriniz.:)

IMG_20141116_144303 IMG_20141116_144250 IMG_20141116_160420 IMG_20141116_170044 Untitled

HP Desckjet Ink Advantage 4645’in teknik özellikleri hakkında bilgi almak isteyenler buradan ayrıntılı bilgi alabilirler. Ben teknik konularda uzman değilim.  Sadece evde yazıcının olması ve istediği bir sayfayı veya fotoğrafı  hemen basabilmek faaliyet meraklısı çocuklara sahip anneler için büyük avantaj, bunu belirtmek istiyorum.

  • Fotoğraf baskı, tarayıcı  ve fotokopi özelliklerinin bir arada olması güzel.
  • Fotoğrafların baskıları lazer baskı gibi olmasa da bizim gibi fotoğraf üzerinde süsleme yapacak olanlar için uygun.
  • Wi-fi özelliği nedeniyle bir-iki tıkla baskı almak çok kolay.
  • Baskı hızı sayfa çözünürlüğüne göre değişse de iyi.
  • Çok hafif.
  • Kağıdı baskıya alırken biraz sesli çalışıyor gibi  ama baskı esnasında daha sessiz.
  • Fiyatı çok uygun.

 

 

Evde Kabartma Boya Yapımı (Puffy Paint)

Anne (ben): Bu hafta evdeyim. Yaşasınnn tatil! :))

Sinem: Anne bir hafta evdemisiiinn? 😀 Yaşasıınnn! Faaliyetttt yapacaazzz!!!

Anne:OOOooooOO!!!! :O

Anne: Ben de derslerini tekrar ederiz diye düşünmüştüm. ;))) 😀

Sinem:!!!!???***

Anne: Sinem nerdesin?  Dünyadan Sineme…Dünyadan Sineme….

Güne başlangıç hikayemiz böyleydi ve şu an puffy paint( kabartma boya) faaliyetimiz devam ediyor. Ooo yooo kendimi hiiç kaybetmiş gibi hissetmiyorum. Gün daha yeni başlıyor, yalnız içimde kendimi kandırıyormuşum gibi bir his var. Umarım tez zamanda geçer. 😦

Şimdi gelelim faaliyetimize. Kabartma boya ile resim yapımı. Yapımı oldukça keyifli. Eğlenceli, temizliği biraz can sıkıcı, çocukların pek sevdiği renkli bir etkinlik.

Malzemeler:

1 ölçü tutkal,

1ölçü traş köpüğü

Değişik renklerde gıda boyası.

Yapılışı:

1 ölçü tutkal ile bir ölçü traş köpüğünü iyice karıştırdıktan sonra istediğiniz renklerde gıda boyası ilave ederek değişik renklerde boya elde edebilirsiniz. Faaliyetin devamı resimlerde….:)

wpid-ımg_20140821_190910.jpg.jpeg

1 ölçü traş köpüğü

wpid-ımg_20140821_191102.jpg.jpeg

1 ölçü tutkal

wpid-ımg_20140821_193840.jpg.jpeg

Karıştır, boya ekle

wpid-ımg_20140821_194734.jpg.jpeg

Göster yaratıcılığını!

wpid-ımg_20140825_101053.jpg.jpeg

Annenin faaliyeti: Sade

wpid-ımg_20140825_104904.jpg.jpeg

Sinem’in faaliyeti: Renkli

wpid-ımg_20140825_104529.jpg.jpeg

Taylan’ın faaliyeti: Tarz 🙂

wpid-ımg_20140822_060209.jpg.jpeg

Sonbahar dekoru

Çocuklar İçin Yumurta Kabuğundan Sanatsal Çalışma

Çocuklara faaliyet yetiştirmek mümkün olmuyor. Özellikle yarıyıl tatilinde evde faaliyet dışarıda etkinlik, tatil kitabını çöz derken atlattık. Ta ki geçen hafta ben ne yapayım şimdi.Ben alıştım dışarıda bir yerlere gitmeye, faaliyet yapmaya deyip ağlama krizine girene kadar. Kızımdan bahsediyorum. Nasıl, bunun için bu kadar çok ağlayabildiğine şaşırıp kaldığım gibi bunun sebibi acaba ben miyim düşündüm durdum. Hani hep bir şeyler bulmaya çalışıyorum ama bazen insanın  hiç bir şey yapmadan oturası geliyor. Kafamda yapılacaklar listesi olmadan ( ki ne mümkün) sakin sakin televizyon seyredeyim. Bu arada bir şey fark ettim ben televizyon seyredemiyorum. Unutmuşum. 5 dk. televizyona bakamıyorum. Tabi bunun sebepleri var. Çocukların çizgi film seyredeceğiz diye tutturması, hadi izin vermedin sen istediğin kanal çektin. Bir bakıyorsun yurdumdan yüreğini sızlatan, kafanı karıştıran, öfkelendiren, nasıl olur diye isyan ettiren haberler, olaylar, konuşmalar… İşte bu gibi sebeplerle ben televizyon seyretme melekesini kaybetmiş, kızım faaliyet canavarı olmuş, oğlum henüz ne olduğu belli değil ama anneannesinin tabiriyle tam bir çocuk, sevimli ve yaramaz bir velet olmuş, geçinip gidiyoruz, çok şükür. Yarı tatilinde (üzerinden bir ay geçtiğinin farkındayım:) de iki tatil kitabı, bir sinema, iki tiyatro tükettikten sonra ne yapalım ne yapılım diye düşünürken yumurta kabuklarında santsal bir çalışma yapalım dedik. Böyle çoğul konuştuğuma bakmayın hepsini Sinem yaptı. Ben çalıştığım için gündüz evde yokum akşam da, yumurta kabuklarını yapıştırmaktan yorulunca  “Anne biraz yardım et” dese de  hiç oralı olmadım. 🙂 Zira pek de mecalim kalmıyor o saatlerde.

DSCN1836

Haşlanmış yumurta kabuklarını atmadık biriktirdik. Tabi yeterli sayıda yumurta elde edinceye kadar nerdeyse her yemeğin yanında yumurta isteyecek kadar usrarcıydı, o ayrı konu.:) İç kısmında bulunan  zarları temizleyebildiğimiz kadar  el birliyle temizledik. Tuval üzerine tutkalla büyük parçalar halindeyken bastırıp yapıştırdı. Böylece araları düzenli, kırık  bir görünüm elde etti. Daha sonra beğendiğimiz bir resmi yapıştırıp kenarına sulu boya ile gölgeldirme yaptı. Sonra da üzerine vernik sürüp dayanıklılığını artırdık.  Böylece bir odasına asacak kadar güzel bir tablo ortaya çıktı. ( Vernikli halinin fotoğrafını çekmeyi unutmuşum:))  yeni farkettim bu arada. Bu yumurta kabuğu yapıştırma olayını ahşap kutu üzerine de uygulayıp peçete tekniği ile kutu kaplamıştık. Bir bakın isteseniz.

DSCN1839DSCN1842

Renk Renk Yağmur Taneleri

DSCN1795Bir faaaliyet ancak bu kadar sürer. Taaa… yazdan, geçen güne kadar.  Hemen gözünüz korkmadan söyleyeyim bu tamamen bir vernik işi. Yani bendeniz, önce günlerce vernik almayı unutup, daha sonra da faaliyeti tamamen unutup bu günlere  kadar geldik. Neyse ki geçen gün, benim faaliyet cadım gene faaliyet, faaaliyet diye tutturunca halihazırda yarım kalmışı önüne koyuverdim. Abla kardeş tamamladılar. Aradan kaç  gün geçmiş derseniz… Şöyle diyeyim, resimlerde  gördüğünüz üzere, benim minikler kolsuz elbiseli ve şortlu görünürken, bitiş günü olarak tabir ettiğim geçen gün, Kasım’ın 17’sine denk gelmekte. 🙂  Fazla söze gerek yok. Resimler herşeyi anlatacak.  Umarım, size de  çocuklarınızla geçireceğiniz eğlenceli saatler için bir fikir verir.

Malzemeler:

  • Tual
  • Renk renk pastel boyalar
  • Kalem tıraş
  • Tutkal
  • Resmin ortasına konulacak siyah- beyaz resim fotokopisi

DSCN1567DSCN1586DSCN1614DSCN1603DSCN1635DSCN1793

 

Suluboya-Tuz Tekniği ve Bir Annenin Serzenişi

Bakmayın başlıkta teknik diye yazdığıma. Tamamen her şeyi bilen Google hazretlerinin arama sonuçlarından çıkan sonuç . Yoksa biz teknik meknik pek anlamadık bu çalışmayı yaparken. Ama çocuklar pek bi eğlenmiş olacaklar ki akşam gene “Sana süprriz bir çalışma yapacağız” deyip kendilerince karıştırdılar, boyadılar rengarenk bir şeyler yaptılar. Zaten ne yaparlarsa süpriz niyetine yapıyorlar, gözümün önünde! Herhalde anneleri için  bir şeyler yapmak süpriz kadar heyecanlı bir şey!

Şimdi ben bir şey anlamadık dediysem de böyle bir boyama tekniği olmadığı anlamına gelmiyor. Elbetteki var. Sulu boya kağıda tatbik edildikten sonra üzerine tuz serpilerrek güzel bir doku oluşturulur. Ayrıntılar için buraya bakabilirsiniz. Biz tuval üzerine ilk önce tamamen gelişigüzel bir şekilde yapıştırıcı ile desenler yapıp kuruması için bir gece beklettik. Sonra istenilen renklerde suluboyalarlarla boyayıp üzerine tuz serptik. 

DSCN1743DSCN1744DSCN1746DSCN1747DSCN1755

Ben bir şey anlamadım bu resimden diyenlere küçük bir hatırlatma niyetine söylüyorum. Yaptığımız çalışma biri 3 yaşında biri 6 yaşında iki faaliyet delisi çocuğun elinden çıkmış bir ekip çalışmasıdır. Tamamen “İçimde öyle geldi, böyle yaptım” ifadesinin bir örneği. En azından okulların başlamasıyla, doğduğundan beri süper ötesi bilgisayar çizimi resimleri boyamaktan bıkmış çocuklar için bir derin bir nefes alış oldu bence.  Ziyadesiyle annelerine de yaradı. Çünkü  bu anne yani bendeniz bu süper çizilmiş resimleri boyamanın çocuğa ne fayda sağladığını anlayamıyor. Yaratıcılığın bu hazır resimlerin neresinde olduğunu idrak edemiyor ve özgünlüğü, hayal gücünü, 30 çocuğun boyadıkları aynı elbisesinin farklı renklerinde bulmaya çalışıyor. Bu tür boyamlarda güzel resim yapmış olmanın tek kriteri çizgilerin dışına çıkmadan ve hiç beyaz yer kalmayacak şekilde boyamak olduğunu bilmesine rağmen ve sevmemesine rağmen, çocuğunun boyamaktan sıkıldığını göre göre gene çocuğuna hatırlatmak zorunda olduğu için kendisiye çelişmenin huzursuzluğunu yaşıyor.

Keşke ellerinde sadece boş beyaz bir sayfa olsa. Hepsi gönüllerince bir şeyler çizseler, karalasalar, boyasalar. Benim kelebeğim benim arabam güzel olmuyor diye üzülmeseler. Bu benim hayalim, bu benim resmim diyebilme özgürlüğünü tatsalar. 30 kişilik sınıfta 30 farklı resim olsa, birbirilerinin resimlerine bakarak daha çok şey öğrenmezler mi? Amaç el kaslarını geliştirmekse,  bu usul amaca daha çok yakışmaz mı?   

Bunlar da ilginizi çekebilir:

 

Mandala, Küçülen Kağıt ve Sabırlı Olmasılın Anne!

“Sabırlı olmasılın Anne! Çünkü sabrettiğin zaman, verdiğin emeklerin karşılığını alırsın ve mutlu olursun. Bir şeyi istiyorsan onun için çabalamalısın.”

Bu sözler anne sözcüğünden anlaşılacağı üzere doğrudan evladım tarafından bendenize(!)  söylenmiş sözler. O anda gecenin bir vaktinde küçülen kağıtlara mandala boyamaktan sıkılmış olan ben, şöyle başının üstünde ünlem işaretleri uçuşsa da hiç bozuntuya vermeden “Hımm, bunlar benim sana söylediğim sözlere benziyor  Sinemciğim ama… dedim gerisi getiremedim. Çünkü cevap daha hızlı geldi.

“Hayır anne! Okuduğum kitapta öyle yazıyordu. Ayıcık Nanu annesini görmek için sabırsızlanıyordu, ona bir süpriz yapmak istiyordu…

Tabi ben şaşkın…Eşime baktım. O da bana,”Yaa işte böyle!” bakışı fırlattı.:) İşte böylece bu günü, çocuğumdan öğüt aldığım ilk gün olarak annelik tarihime not düştüm. Meğer benim kızım ne kadar da büyümüş.

 

20130403_19424120130404_215152Gelelim bu konuşmanın geçtiği faaliyetimize. Kırtasiyeden değişik bir faaliyet olsun ve her akşam, “Bugün ne faaliyet yapacağız” diye tutturan çocuklarımı belki bir süreliğine oyalar diye almış olduğum küçülen kağıtlarla ilk denemiz harika sonuç verince, hemen bunu başka bir çalışmayla birleştirerek daha kapsamlı hale getireyim dedim. Mandala boyama ile küçülen kağıdı birleştirip kendimize, kolye ucu ve buzdolabı süsü yapmaya karar verdik kızımla. Oğlum da çalışmaya dahil olmaya çalışsa da mandala boyamak onun için fazla sakin bir uğraş geldi ve dayanamayarak şöyle hızlıca karaladı. Sonra da kendi kendine yaptığı çalışmayı beğenmedi. Hatta dedesinin” Harika olmuş, oğlum” sözlerine, ” Hayır hiç de güzel değil. Bunun neresi güzel dede, burası da…., burası da…. karalandı”, diyerek tepkisini ortaya koydu. Siz siz olun, onların iyilikleri için de olsa çocukları kandırmaya çalışmayın. Gerçi, bir sonraki akşam yaptığı çalışma gene karalama olsa da bu kez beğendi. Babasının ” Oğlum karalamışsın sadece” sözlerine,”  Hayır, baba, bak güzel olduuu” diyerek gene tepki gösterdi. Şimdi ne desem ki bilemedim. Demek ki, insan, kendi yaptığından memnun olduktan sonra veya tam tersi memnun olmadıktan sonra, başkalarının sözleri o kadar önemli değil. İlk önce sen, yaptığın işi beğeneceksin.

 

İşte böyle nükteli bir çalışmaydı bizimkisi. İlkinde güzel bir sonuç almanın heyecanıyla atılmış olduğumuz küçülen kağıt ve mandala boyama çalışması ikince aynı sonucu vermedi. Zira almış olduğum kağıt diğerine göre daha şeffaf ve inceydi. Hem boyaması zordu hem de fırınlama esnasında kıvrıldı. Sonra da düzeltmek mümkün olmadı. Bu nedenle bir önceki çalışmamızdan kalan kalın ve bir tarafı beyaz kağıda tekrar mandala çizdik ve boyadık. Bunda da kıvrılma olunca, anladık ki sırf kağıdın inceliğinden değil, çizdiğimiz şeklin de büyüklüğünden. Bilir kişi gibi çalışıp sonuçta en uygun çalışma için gerekenleri belirledik. Bir yüzü beyaz küçülen kağıt ve çok da büyük olmayan bir mandala. Vee işte sonuç:)… demek vardı şimdi ama ben kızım öğüdü tutamadım. 3 denemeden sonra sabrım kalmadı. Neyse, biz çalışmamızdan çok şey öğrendik.

Çocuklar için mandala örnekleri burada

Mandalayı yakından tanımak isteyenler için ayrıntılı bilgi burada

Bunlar da ilginizi çekebilir:

 

Baloncuklarla Sevdiklerimize…

Malum, bugün  14 Şubat.  Biz, bunu sevenler günü olarak yorumladık ve her akşam daha  ilk lokmam ağzımdayken faaliyet diye tutturan miniklerimle sevdiklerimize ithafen kartlar hazırladık. Biraz oynayalım, biraz eğlenelim, sonra da kesip yapıştıralım dedik. Ancak mümkün müdür ki 2.5 ve 5.5 yaşındaki iki bıcırığa,” Biraz bekleyin, şu işimi bitireyim de sonra yapalım”, demek. Hadi, siz de benim gibi direndiniz ve biraz daha zaman için ısrar ettiğiniz, onlar da ” Ne zaman, ne zaman” baskılarına devam ederler. İtiraf ediyorum, pes eden ben oldum. Bu nedenle birazdan göreceğiniz çalışma, mutfak ortamında, bir yandan tenceredeki yemeği kontrol edip salata yaparken, çocuklara” Aman boyalara dikkat!”, ”Sadece üfleyeceksiniz, içinize çekmek yok!” sözleri arasında binbir zorlukla tamamlanmıştır. Tabi bu uyarılar işe yaradı mı? Nerdeee! Boyalara dikkat” cümlesi tamamen ters anlaşılmış olacak ki, beyaz masa örtüsü rengarenk oldu. Sayfalar yırtılıncaya kadar boyadılar ama sonunda da rahatladılar. Sanki içlerinde bir enerji birikmesi olmuş, yavrucakların. Böyle, her tarafı talan edince, koltuklara rahatlamış bir şekilde serildiler. Ohh, iyi geldi.:))

Gelelim faaliyetimize…

057067Önce renkli baloncuklar yapalım dedik. Yaklaşık  bir çorba kaşığı bulaşık deterjanının içine biraz gıda boyası kattık ve sulandırdık. Sonra hepimizinin çok iyi bildiği gibi, pipetlerden üfleyerek balocuklar oluşturduk. Çocuklar bu kısımda çok eğelendiler. Nerdeyse bir saat boyunca baloncuk yapıp  durdular.  Ancak baloncuk yaparken çok dikkatli olun ve çocuklarınızı kontrol edin. Gerekiyorsa her seferinde ”üfle” diyerek yanlışlıkla içine çekmesini önleyin ya da çocuğunuz bunu uygulayamayacak kadar küçükse siz yapın. Gerçi büyük, küçük farketmiyor. Çünkü ben oğlum için, içine çeker diye tedirgin olurken, kızım, ağzına kaçırdı.(!) O yüzden Lütfen Dikkat, diyorum.

065069

Sonra oluşan renkil baloncukların üzerine kağıt kapatarak, desenlerin kağıda geçmesini sağladık. Değişik şekillerde keserek ”sevgi” temalı kartlarımızı hazırladık.:) Biz çok eğelndik, umarım siz de çocuğunuzla keyifli vakit geçirirsiniz.:)

072073

NOT: Oğlumun da faaliyetlere katılıp sevmesi beni çok mutlu ediyor. Biraz yırttı yaparken ama bence çok güzel oldu. Yukarıdaki resimde küçük kart ona ait.

Bunlar da ilginizi çekebilir:

Anı Kutusu

Çocuklarımız gözlerimizin önünde büyüyor ve ne acıdır ki biz, bunu sadece vakit bulup da, çektiğimiz fotoğraflara bakarken veya bir aile videosunu izlerken fark ediyoruz. Kızım daha beş buçuk , oğlum henüz iki buçuk yaşında olmasına rağmen, ne kadar da hızlı büyümüşler diyorum fotoğraflara bakarken. Evet, geleceğe güzel anılar, paylaşılmış güzel duygular bırakmak, bırakabilmek insan için en büyük hazinelerden biri olsa gerek. Bir de bunları saklayabilmek  tabi ki. Çünkü insanoğlunun hafızası unutmam dediği şeyleri bile  unutup, zamana yenik düşebiliyor.  Bugünlerde bunun farkına daha çok varıyorum. yeniden iş hayatına dönmem birlikte, çocuklarımla birlikte geçirdiğim zaman azaldı ve her ne kadar günler yavaş geçiyor gibi görünse de bir bakmışız ki yıllar akıp gitmiş. Hiç bir gün birbirinin aynı değil. O nedenle her günü, bir daha yaşamayacağımızı bilerek yaşamak, hem kötü geçen günler için kurtarıcı hem de güzel geçen günler için farkındalığı artırıcı etken olabilir.

Bir kutu… Geçmişi geleceğe taşıyabilecek, anıları saklayabilecek birer anı kutusu hazırlıyorum çocuklarıma. Kızıma çoktan hazırladım. Şimdi güzel anılar biriktiriyorum içine. İlk doğum fotoğrafları, ilk uçak bileti, ilk dişi, ilk adımları, ilk gülümsemesi, ilk sözcüğünü içeren notları, çizdiği ilk resim, doğum günü mesajları, okuldaki ilk şiiri, ilk karnesi, aşıları… Aslında düşününce ne kadar çok şey var konulabilecek bu kutu içine. Fotoğraflarını bir albümde  biriktirmek yerine renkli fon kağıtlarına yapıştırıp, süsleyerek saklıyorum. Oğlum için henüz başlamadım.  İlk yapacağım şey fotoğraflarını bastırıp süslemek. (scrapbooking) Daha sonra anıları kutuya yerleştirmek. Çok sevdiğim bir hobi olan scrapbooking’i de bu vesileyle sizlere duyurmuş oldum. 🙂

Çocuklarınız için, kendiniz için geleceğe güzel anılar bırakmanız dileğiyle…

121

122

Bu akşam oturup ailecek fotoğraflara baktık. İnsan hiç çocuğunun küçüklüğünü unutabilir mi? Ama biz aradan sadece beş yıl geçmiş olmasına rağmen, kızımızın ne kadar büyüdüğünü fotoğrafların bakınca anladık. Her hali çok çok güzelmiş! Allah, bütün çocukları annelerine babalarına bağışlasın.

Bunlar da ilginizi çekebilir:

Kar Tanesi

Çocukluk anılarımın arasında bir sınıf sahnesi canlanır gözümde. Dışarıda lapa lapa yağan kar ve bir köy okulunda sobanın etrafında toplanmış çocuklar, öğretmenlerini dikkatle izlerler. Yıl başı yaklaşıyordur. Herkes evinden ne kadar parlak, renkli kağıt bulabildiyse getirmiştir. Hatta günler öncesinden başlayan hazırlıklar, yenilen gofretin ambalajını tırnakla düzleştirerek elde edilmiş janjanlı kağıtlar yeterince biriktirilmesiyle sonlanmıştır. Evden getirilen kabuklu cevizle bu parlak gofret kağıtlarıyla kaplanmış, en pahalılarına taş çıkartacak kadar güzel birer süs haline gelmişlerdi. Hepsi güzel de o zamanlar benim gözüm öğretmenimizin kağıttan yaptığı kar tanelerinde kalmıştı. Ne kadar da güzel olmuşlardı! İçimden keşke ben de yapabilsem demiş olmalıyım ki, evde bir kaç defa deneme yaptığımı hatırlıyorum. Ama bir türlü uygun katlamayı beceremeyip kar tanemde hep yanlış kesmekten dolayı kopmalar meydana geliyordu. Tabi o zamanlar bilgiye ulaşmak şimdiki gibi kolay değildi. Ne internet vardı, ne de her şeyi bilen Google hazretleri.  🙂 Hatta bilgisayarın adını duyan bile yoktu.  Aradan yıllar yıllar geçti. O günden bugüne neler değişti neler… Şimdi neyi merak ediyorsanız adını yazıp bir tuşa basmanız yeterli. Ben de öyle yaptım ve ne kadar da kolaymış dedim. keşke o zamanlara öğretmenimiz bunu bize nasıl yapıldığını öğretseydi. Belki değişik kar taneleri yaparak yaratıcılığımızı geliştirebilirdik.

Çocuklarla origami yapmaya karar vermiştim. Hangisini yapalım derken kesme işlemi olmasına rağmen kar tanesi de yapmak bir çeşit origami dedim ve yıllar öncesinden gelen bu anıyla birlikte çalışmalarımıza başladık. Temel katlamayı yaptıktan sonra gerisi sizin yaratıcılığınıza kalmış. Üzerine  Sinem bir desen çizdi kendince.  Kağıdın katlandıktan sonra kalınlaşması Sinem’i keserken bayağı zorladı ama sonunda ne çıkacağı merakı ile biraz da benim yardımımla başardı:) Ve sonunda gerçekten hoş bir desen ortaya çıktı. Kar tanesi yapımından çok çocukların kendi desenleri yaratması, işin içine merakın girmesiyle eğlenceli bir etkinlik oldu.

Kağıt Katlamak Çok Eğlenceli

Kağıt katlama, bir sanat. Origami…

Bir çok eğitici sanat ve akıl oyunu gibi origami de Uzakdoğu kökenli. İsmi Japonca’dan gelmesine rağmen ortaya çıkışı Çin’de olabileceği konusundaki iddialar olduğuna dair ansiklopedik bilgiler verdikten sonra beni ilgilendirenin çocuğun gelişimine olana katkısı deyip girişe bir nokta koyuyorum.

Origaminin çocuk gelişimi üzerine etkileri aylık Çoluk Çocuk Dergisi Mayıs 2004 sayısında Prof. Belma Tuğrul ve Mustafa Kavici tarafından şöyle anlatılmış:

  • Davranışsal Etkileri:

Origami tekrar eden eylemlerle şematik öğrenmeye örnek oluşturur. Ayrıca yapılan işin estetik yönü de vardır. Çocuk başarılı olmak için dikkatini yoğunlaştırmak modeli izlemek ve verilen yönlendirmeleri dinlemek zorundadır. Çocukların eşyalara bakış açıları yetişkinlere göre daha farklıdır. Çocuk için bir sandalye hep bir sandalyedir. Onun nasıl yapıldığını düşünmez. Origami yaparken bir parça kağıdın nasıl kuş kurbağa ya da uçak olduğuna tanık olan ve kendisi de bunları deneyen çocuk dönüşüm fikrini somut olarak yaşar. Origami çocuğun bir sonuca varmak için sabırlı olmak gerektiğini anlamasını da sağlar. Çocuklar origami yaparken diğer insanlarla iletişim kurmayı gözlem işbirliği yapmayı yardımlaşma duygularını geliştirirler. Origami çalışmaları çok iyi geçinmeyen çocukların bile birbirleriyle çok rahatlıkla yardımlaşmasına ve yakınlaşmasına olanak tanır.

  • Sosyal ve Duygusal Etkileri:

Çocuklar kendi eserleri olan bir ürün ortaya çıkardıklarında duygusal olarak tatmin olma çevrelerindekiler tarafından kabul edinme gereksinimlerini karşılarlar. Çocuk origami yaparken ilk figürlerde model seçme şansına olmasa da kullanacağı kağıdın rengine ve boyutuna kendisi karar verir. Origami eğitiminin ileriki aşamalarında çocuk kendi figürünü kendi hayal dünyasına göre yaratır. Sanatsal bir ürün ortaya koymak çocuklara düşünce ve duygularını bir eserle ifade etme şansı vererek onların kendilerine güven duymalarını geliştirir.

  •  Psiko-Motor Gelişime Etkileri:

Psiko-motor gelişim fiziksel büyüme ve gelişmeyle birlikte beyin omurilik gelişimi sonucunda organizmanın isteme bağlı olarak hareketlilik kazanmasıdır.Katlama yaparken sağ ve sol el birlikte çalışır. Bu sağ ve sol el uyumunun gerçekleşmesi için önemlidir. Origaminin iki elle yapılan bir çalışma olması el ve kol fizyoterapisinde de kullanılmaktadır. Bazı fizyoterapistler hastalarının el ve kol kaslarının tekrar güçlenmesi için egzersiz olarak hastalarına origami yaptırmaktadırlar. İnsana amaçsız olarak elini hareket etmeye zorlamak yerine yaptığı işten zevk alabileceği bir uğraş olarak origami yaptırmak çok daha işlevseldir.

  • Dil Gelişimine Etkileri:

Origami etkinliği sırasında çocuk hem kendisini ifade etmek hem de karşısındakini anlamak zorundadır. Çocuk origami öğrenirken dili sözlü olarak ifade edilenleri anlamak soru sormak ve yanıt vermek zihinsel değerlendirme yapmak komut vermek sıralama yapmak gerektiğinde hayali durumları ifade edebilmek duygu ve düşüncelerini anlatmak tahminde bulunmak bilgileri birbirine aktarmak origami terimlerini işlevlerini ve kullanımlarını öğrenmek gibi amaçlar için kullanılır.

Daha önce kızımla birkaç origami çalışması yapmıştık. Şimdi origamiyi de haftalık düzenli çalışmaya eklemek gerekiyor ki bu konuda kendini geliştirebilsin. Artık tek başına yapma zamanı geldi!Bugünkü çalışmamız kelebek yapımıydı.

Küçük kelebek yapımı için şablon.

Büyük kelebeğin yapılışını izlemek için tıklayın.

Çocuklar için daha fazla origami etkinlikleri için tıklayın.

Bunlar da ilginizi çekebilir: